İçeriğe geç

Atom bombası kaç metre ?

Kayseri’de Bir Gün ve Zihnimde Dönen Sessiz Soru

Sevgili Hoot takipçileri, bugünkü yazımızda “Atom bombası kaç metre” konusuna odaklanıyoruz.

Şehrin Soğuğu, İçimdeki Sıcaklık

Kayseri’nin sabahları hep serttir. Rüzgâr yüzüne çarpar, sanki geceyle gündüz arasında bir tartışma yaşanmış da sabah buna tanıklık etmek zorundaymışsın gibi. Ben o sabahlardan birinde işe geç kalmıştım. Montumun cebinde buruşturulmuş bir kâğıt vardı, akşamdan kalma bir not: “M67 el bombasının etkili menzili ne kadardır?”

Garip bir soru gibi duruyor dışarıdan bakınca. Ama benim için öyle değil. Bazı sorular insanın zihnine kazınır, özellikle de yalnız kaldığında. Yürürken kaldırımlara bakıyorum, insanlar geçiyor, kimse kimsenin içinden geçenleri bilmiyor.

O gün içimde tuhaf bir ağırlık vardı. Ne hayal kırıklığıydı tam olarak, ne de öfke… ikisinin arasında sıkışmış bir şeydi. Sanki bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi. Hayatın kendisini belki de.

Bir Cümlenin Peşine Düşmek

Öğle arasında bir arkadaşım yanımda otururken telefonuma bakıyordum. O da fark etti.

“Ne okuyorsun yine?” dedi.

Cevap vermeden önce duraksadım. Çünkü bazen soruların cevabı değil, nasıl sorulduğu önemlidir.

“Bir şey… M67 el bombasının etkili menzili kaç metre diye bakıyorum.”

Gülümsedi. Ama alay eder gibi değil. Daha çok “sen yine derinlere daldın” gülümsemesiydi bu.

O an düşündüm. İnsan neden böyle bir şeyi merak eder? Belki de mesele bomba değildi. Belki de mesele, şeylerin ne kadar uzağa etki edebildiğini anlamaya çalışmaktı.

Resmi bilgilere göre M67 el bombasının etkili menzili yaklaşık 15 metre civarındadır. Ama benim aklımda kalan sayı bu değildi. Benim aklımda kalan şey, o 15 metrenin bile bir insanın hayatında ne kadar büyük bir alanı değiştirebileceğiydi.

İç Sesimle Konuşurken

Akşam eve dönerken yürüdüm. Otobüse binmedim. Çünkü kafamın içindeki gürültü, dışarıdaki hiçbir sese uymuyordu.

Kendi kendime söylendim:

“15 metre… ne garip değil mi? Bazen bir insanın bir diğerine söylediği tek bir cümle bile bundan daha fazla etki yaratıyor.”

Sonra sustum. Çünkü bazı düşünceler yüksek sesle söylenince küçülür.

Benim için mesele artık sayı değildi. Menzil kelimesiydi. Etki alanıydı. İnsanların birbirine dokunma biçimiydi.

Kayseri Gecesi ve Sessiz Gerçek

Gece olduğunda şehir daha da sessizleşti. Pencereden dışarı baktım. Işıklar vardı ama hayat yok gibiydi. Gün boyunca zihnime takılan o soru yeniden geldi.

“M67 el bombasının etkili menzili ne kadardır?”

Ama artık başka bir şey daha eklenmişti:

“Bir insanın kalbi kaç metreye kadar etkilenir?”

Cevap yoktu. Ya da cevap herkesin kendi içinde saklıydı.

O gece bir şey fark ettim. Hayat, bazen küçük bir bilgiyle başlamıyor. Bazen küçük bir merak, insanı kendi içine doğru patlatıyor. Sessizce. Kimse duymadan.

Ve ben o sessizlikte kendimi biraz daha iyi tanıdım.

İzmir’de Bir Sohbet, Kahkaha ve Absürt Bir Soru

Deniz Kenarında Başlayan Muhabbet

İzmir’de hava her zaman biraz fazla rahat. İnsanlar sanki hayatı biraz daha hafif yaşıyor. Ama benim içim o kadar hafif değil. Dışarıdan bakınca esprili, sürekli gülen biri gibi duruyorum ama kafamın içinde başka bir dünya var.

Bir akşam arkadaşlarla sahilde otururken konu yine saçma bir yere gitti. Her zamanki gibi.

Bir arkadaşım bira şişesini çevirerek sordu:

“Atom bombası kaç metre etkili olur?”

Herkes güldü. Ben de güldüm. Ama içimde başka bir şey çalışmaya başladı.

“Atom bombası kaç metre?” sorusu, aslında komik bir cümle gibi duruyordu ama aynı zamanda insanın ölçek algısını alt üst eden bir şeydi.

Kendi Kendimle Dalga Geçerken

İç sesim hemen devreye girdi:

“Sen yine nerelere gittin… insanlar çay içiyor, sen evren hesabı yapıyorsun.”

Ama duramadım.

Atom bombası denince akla gelen şey sadece bir patlama değil, aynı zamanda bir yok oluş ölçeği. Şehirlerin, sokakların, hatta anıların bile silinmesi gibi.

Arkadaşım bana baktı:

“Ne düşündün yine?”

“Hiç…” dedim. “Sadece şunu merak ettim… kaç metre olduğunda ‘artık buradan sonrası yok’ diyorsun?”

Güldü.

“Senin kafa yine 3. Dünya Savaşı moduna geçmiş.”

Ama ben gülmedim. Çünkü bazen espri diye söylenen şeylerin içinde bile insanı dürten bir gerçek olur.

İzmir Gecesi ve Abartı Düşünceler

Eve dönerken vapurdaydım. Deniz karanlıktı ama sakin. Işıklar suya vuruyordu. O an düşündüm: İnsan neden böyle uç sorular sorar?

“Atom bombası kaç metre?”

Belki de bu soru, gücün büyüklüğünü anlamaya çalışmaktan çok, insanın kendi küçüklüğünü fark etme biçimiydi.

Bazı kaynaklarda bu tür patlamaların etkisinin kilometrelerce yayıldığı söylenir. Ama sayıların ötesinde bir şey vardır: etki dediğin şey sadece fiziksel değildir. İnsan zihninde de patlar.

Ben bazen bunu arkadaş ortamında fark ediyorum. Bir kelime söylersin, herkes güler. Ama biri o kelimeyi biraz fazla ciddiye alır ve sohbetin yönü değişir. İşte o da bir tür “etki alanı”dır.

İçimdeki Çatışma

Kendi kendime söylendim:

“Sen İzmir’de sahilde oturuyorsun, neden kafan böyle ağır şeylere gidiyor?”

Sonra cevap verdim kendime:

“Çünkü hafif görünen her şeyin altında biraz ağırlık var.”

O an fark ettim ki mesele atom bombası ya da M67 el bombası değildi. Mesele, insanın dünyayı nasıl ölçeklendirdiğiydi.

Bir tarafım hâlâ gülüyordu. Diğer tarafım ise sessizce hesap yapıyordu. Bu ikili hâl beni bazen yoruyor ama aynı zamanda beni ben yapıyordu.

Son Kahkaha ve Sessiz Kapanış

Ertesi gün arkadaşım yine mesaj attı:

“Dün geceki muhabbet efsaneydi ya. Atom bombası kaç metreydi sonuç?”

Gülümsedim.

“Bilmiyorum,” yazdım. “Ama bazen bir düşünce, metreyle ölçülmüyor.”

Gönderdim.

Telefonu kapattım.

Denizden gelen rüzgâr pencereyi hafifçe titretti. Ve ben o an şunu düşündüm: İnsan bazen en büyük sorularını, en sıradan anlarında sorar.

Hoot sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. “Atom bombası kaç metre” hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın!

İlginizi Çekebilecek İçerik: Asist iğne ne için kullanılır ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.ilkmakale.com https://organizasyondeposu.com.tr https://gympol.com.tr Sitemap
betexper